Kahramanmaraşlı Babanın Adalet Mücadelesi: Oğlum Yakılarak Katledildi
Kahramanmaraşlı Vedat Yaşar, Hatay'da konteynerde yakılarak öldürülen 19 yaşındaki oğlu İbrahim için adalet arıyor. Korkunç cinayetin davası devam ediyor.
Hatay'ın Antakya ilçesinde geçtiğimiz Mart ayında meydana gelen ve tüm Türkiye'yi derinden sarsan korkunç olayda, henüz 19 yaşında olan ve hayatının ilk iş tecrübesini yaşayan İbrahim Yaşar, kaldığı konteynerin ateşe verilmesi sonucu feci şekilde can vermişti. Kahramanmaraş yerel kamuoyunda da geniş yankı bulan bu vahşi cinayetin ardından başlatılan hukuk mücadelesinde ilk duruşma gerçekleştirildi. Mersin'den Hatay'a ekmek parası için gelen ve henüz dördüncü iş gününde hayattan koparılan genç işçinin babası Vedat Yaşar, mahkeme salonunda adalet haykırışıyla yürekleri dağladı. Olayın sadece bir iş kazası değil, planlanmış ve canice kurgulanmış bir cinayet olduğu iddiaları mahkeme tutanaklarına yansıdı.
Olay, 8 Mart 2025 tarihinde sabaha karşı Antakya'nın Emek Mahallesi'nde bulunan bir inşaat şantiyesinde meydana geldi. İddialara göre, aynı şantiyede çalışan ve aralarında daha önceden husumet olduğu ileri sürülen şahıslar, İbrahim Yaşar ve arkadaşı M.A.Ö.'nün uyuduğu konteyneri hedef aldı. İbrahim Yaşar, alevlerin sardığı konteynerden çıkamayarak hayatını kaybederken, yanındaki arkadaşı yaralı olarak kurtulmayı başardı. Olayın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında, 26 yaşındaki M.K. ve 33 yaşındaki B.S. isimli şahıslar gözaltına alınarak tutuklandı. Sanıklar hakkında 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.
Antakya'daki İnşaat Şantiyesinde Kan Donduran Detaylar
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında, olayın vahametini ortaya koyan kan donduran deliller sunuldu. İddianamede yer alan güvenlik kamerası görüntülerine göre, sanıklar B.S. ve M.K.'nin olay günü sabah saat 06.40 sularında bir akaryakıt istasyonuna giderek 5 litrelik pet şişeyle benzin aldıkları tespit edildi. Bu görüntüler, yangının bir kaza sonucu değil, önceden planlanmış bir eylem olduğunu destekleyen en somut kanıt olarak mahkeme dosyasına girdi. İtfaiye raporlarında her ne kadar yangının kaynağına dair farklı ihtimaller üzerinde durulsa da, görgü tanıklarının ifadeleri olayın seyrini tamamen değiştirdi.
Olaydan yaralı kurtulan M.A.Ö., mahkemedeki ifadesinde dehşet anlarını saniye saniye anlattı. M.A.Ö., olaydan bir gün önce sanıklardan B.S. ile tartıştıklarını ancak sonrasında bir araya gelip kahve içtiklerini belirtti. Ancak sabah saatlerinde M.K.'nin konteynerin kapısını açıp selam verdiğini, hemen ardından ise B.S.'nin içeriye yanar vaziyette bir bez parçası fırlatıp üzerine benzin döktüğünü iddia etti. Bu ifade, sanıkların genç işçileri diri diri yakmak amacıyla kapıyı üzerlerine kilitledikleri iddiasını da beraberinde getirdi.
Acılı Baba Vedat Yaşar: Oğlum Hiç Çalışmamıştı
Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan acılı baba Vedat Yaşar, oğlunun hayatı boyunca hiç çalışmadığını ve Hatay'daki bu işin onun ilk iş tecrübesi olduğunu vurguladı. Gözyaşları içinde konuşan baba Yaşar, "Oğlum İbrahim, 4 Mart'ta su tesisatçısı olarak çalışmak üzere Hatay'a gitmişti. Daha dördüncü gününde, tanımadığımız ve hiçbir husumetimizin olmadığı kişiler tarafından canice yakıldı. İbrahim hayat dolu bir çocuktu, evinden evcil hayvanı, yüzünden gülümsemesi eksik olmazdı. Biz sadece adalet istiyoruz. Bir evladın bu şekilde katledilmesi hiçbir vicdana sığmaz" dedi. Babanın bu sözleri, bölgedeki işçi güvenliği ve toplumsal şiddet sorununu bir kez daha gündeme taşıdı.
Hukuki Süreç ve Emsal Karar Beklentisi
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, davanın seyrini etkileyecek yeni araştırmaların yapılmasına hükmetti. Özellikle yakıtın alındığı akaryakıt istasyonunun usulsüz satış yapıp yapmadığına dair soruşturma açılması için müzekkere yazılması kararlaştırıldı. Baba Vedat Yaşar, davanın tüm Türkiye'deki benzer vakalar için emsal teşkil etmesini beklediklerini ifade ederek, "Başka İbrahimler yanmasın, başka ailelerin ocağı sönmesin. Bu caniler cezasızlıktan cesaret almamalı. Bizim evimizde her gün cenaze çıkıyor, diğer çocuklarımın psikolojisi bozuldu" şeklinde konuştu.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Dava, eksik dosyaların tamamlanması ve tanıkların dinlenmesine devam edilmesi amacıyla 8 Temmuz tarihine ertelendi. Kahramanmaraş ve çevre illerdeki sivil toplum kuruluşlarının da yakından takip ettiği davada, sanıkların alacağı ceza merakla bekleniyor. Hukukçular, davanın 'tasarlayarak öldürme' suçundan görülmesinin önemine dikkat çekerek, benzin alma görüntülerinin ve tanık beyanlarının en ağır cezanın verilmesi için yeterli olabileceğini öngörüyor. Önümüzdeki duruşmalarda adli tıp raporlarının ve şantiye alanındaki güvenlik önlemlerinin de detaylıca incelenmesi bekleniyor.