Kahramanmaraşlı Annenin Vefası: Deprem Şehitleri İçin Kütüphane
Kahramanmaraşlı Birsel Doğan, 6 Şubat depreminde kaybettiği kızı ve damadı adına Malatya'da kütüphane açtı. Nazlıcan ve Tamer'in adı bu okulda yaşayacak.
6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye'yi yasa boğan ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremler, binlerce ocağı söndürürken geride kalanlar için büyük bir yas ve özlem süreci bıraktı. Kahramanmaraş merkezli bu büyük felakette, Adıyaman'da bulunan 9 katlı Özkan Apartmanı'nın yıkılması sonucu hayatını kaybeden Nazlıcan ve Tamer Levent çiftinin hatırası, anneleri Birsel Doğan'ın azmiyle ölümsüzleşiyor. Kahramanmaraşlı acılı anne, henüz 5,5 aylık evli olan ve her ikisi de hukukçu olan çocuklarının adını yaşatmak amacıyla Malatya'da kapsamlı bir kütüphane kurarak eğitim dünyasına kazandırdı. Bu anlamlı proje, depremin yaralarını sarmaya çalışan bölge halkı için büyük bir moral kaynağı oldu.
Depremde yıkılan binanın enkazı altında kalarak yaşamını yitiren hakim adayı Nazlıcan Levent ve hakim eşi Tamer Levent'in cenazelerine, felaketin ikinci gününde ulaşılabilmişti. Evlatlarının kaybıyla sarsılan ancak onların ideallerini yaşatmayı görev edinen emekli devlet memuru Birsel Doğan, kızı ve damadının kitaplara olan tutkusunu bildiği için bir kütüphane kurma kararı aldı. Bu doğrultuda seçilen mekan ise oldukça sembolik bir öneme sahip; 2020 yılındaki Elazığ depreminde ağır hasar alarak yıkılan ve devlet tarafından yeniden inşa edilen Malatya'daki Şehit Kemal Özalper Ortaokulu oldu. Bu seçim, bir yıkımın ardından gelen yeniden doğuşu ve eğitimin sürekliliğini temsil ediyor.
Hukukçu Çiftin İdealleri Kütüphanede Yaşayacak
Birsel Doğan, kızı Nazlıcan'ın akademik kariyerindeki başarısını ve kitaplara olan düşkünlüğünü anlatırken gözyaşlarını tutamıyor. Nazlıcan'ın henüz 3-4 yaşlarındayken okuma aşkıyla tanıştığını belirten Doğan, kızının bir hakim adayı olarak ülkesine hizmet etme hayalleri kurduğunu ifade ediyor. Tamer Levent ile olan kısa süreli ancak mutlu evliliklerinin depremle noktalanması, geride kalan aile için tarifi imkansız bir boşluk yaratsa da, kurulan bu kütüphane sayesinde çiftin amel defterinin kapanmayacağına inanılıyor. Doğan, "Onlar artık fiziksel olarak aramızda değil ama fikirleri ve okuma aşkları bu kütüphanede binlerce çocukla buluşacak" diyerek projenin manevi derinliğini vurguluyor.
Eğitime Adanan Bir Doğum Günü Hediyesi
Kütüphanenin açılış tarihi tesadüf eseri değil, bilinçli bir seçimle Nazlıcan'ın doğum günü olan 9 Nisan'a denk getirildi. Bir annenin evladına verebileceği en anlamlı doğum günü hediyelerinden biri olan bu kütüphane, içinde 3 binden fazla kitap barındırıyor. Aynı anda 20 öğrencinin ders çalışabileceği, araştırma yapabileceği ve kitap okuyabileceği bu modern alan, okulun en sevilen köşelerinden biri haline geldi. Birsel Doğan, kütüphanenin kapısından içeri girdiğinde kendisini evinde gibi hissettiğini, buradaki her bir öğrenciyi Nazlıcan'ın birer kardeşi veya yeğeni olarak gördüğünü dile getiriyor. Bu bağ, deprem sonrası toplumsal iyileşme sürecinde eğitimin ve dayanışmanın ne kadar kritik bir rol oynadığını bir kez daha kanıtlıyor.
Geleceğin Hakim ve Savcıları Burada Yetişecek
Kütüphanenin sadece bir kitap deposu değil, aynı zamanda bir ilham kaynağı olması hedefleniyor. Okul öğrencileri, Nazlıcan ve Tamer Levent'in hikayesini öğrenerek onların yarım kalan ideallerini devralmaya hazırlanıyor. Öğrencilerden Kuzey Yılmaz, kütüphanenin kendileri için çok değerli olduğunu belirterek, "Onların isimlerini burada hep yaşatacağız ve bizden sonra geleceklere de onların vatan sevgisini anlatacağız" sözleriyle duygularını ifade etti. Uzmanlar, bu tür vefa projelerinin depremzede çocukların psikososyal gelişimine olumlu katkı sağladığını ve toplumsal hafızanın diri tutulması açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Hukuki Mücadele ve Adalet Arayışı Sürüyor
Birsel Doğan, bir yandan çocuklarının anısını yaşatmak için hayır işlerine odaklanırken, diğer yandan Özkan Apartmanı'nın yıkılmasından sorumlu olanlara karşı hukuk savaşını kararlılıkla sürdürüyor. Binanın depremin henüz 13. saniyesinde yıkılmasının ihmaller zinciri olduğunu savunan acılı anne, adaletin yerini bulması için her türlü yasal yolu deneyeceğini vurguluyor. Doğan'ın bu dik duruşu, depremde yakınlarını kaybeden diğer aileler için de bir örnek teşkil ediyor. Hem kütüphane projesi hem de adalet arayışı, evlatlarına olan sevgisinin ve topluma olan sorumluluk bilincinin bir yansıması olarak görülüyor.
Bundan Sonra Ne Olacak
Şehit Kemal Özalper Ortaokulu bünyesinde kurulan Nazlıcan ve Tamer Levent Kütüphanesi, önümüzdeki yıllarda kitap sayısını artırmayı ve dijital kaynaklarla zenginleştirilmeyi hedefliyor. Birsel Doğan ve gönüllülerin desteğiyle sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulan kütüphane, bölgedeki diğer okullar için de bir model oluşturabilir. Kahramanmaraşlı annenin bu vefa dolu hareketi, deprem felaketinin karanlığını eğitimin ışığıyla aydınlatmaya devam edecek. Gelecekte bu kütüphaneden yararlanan gençlerin, tıpkı Nazlıcan ve Tamer gibi ülkesine bağlı, okumayı seven ve adalet peşinde koşan bireyler olarak yetişmesi en büyük temenni olarak öne çıkıyor.