Bizi Takip Edin
DOLAR: 45.2153
EURO: 52.8514
STERLIN: 61.3254
160×600
160×600
Ana Sayfa Gündem Kahramanmaraş'ta Yankı Bulan Hamile Eş Cinayeti Davasında K…

Kahramanmaraş'ta Yankı Bulan Hamile Eş Cinayeti Davasında Karar

Kahramanmaraş'ta infial yaratan hamile eş cinayeti davasında Yargıtay, sanığa verilen haksız tahrik indirimini reddederek emsal bir bozma kararına imza attı.

Giriş: 27.04.2026 13:09 | Güncelleme: 27.04.2026 13:09
Gündem
Kahramanmaraş'ta infial yaratan hamile eş cinayeti davasında Yargıtay, sanığa verilen haksız tahrik indirimini reddeder…
728×90

Kahramanmaraş kamuoyunda ve Türkiye genelinde derin bir üzüntüyle takip edilen, hamile eşini vahşice katleden sanıkla ilgili hukuk mücadelesinde yeni bir döneme girildi. Konya'nın Çumra ilçesi Dineksaray Mahallesi'nde 2020 yılında meydana gelen ve tüm ülkeyi yasa boğan olayda, 6 aylık hamile eşi Sadife Yüzer'i canice öldüren Ali Rıza Yüzer'e verilen indirimli ceza, Yargıtay engeline takıldı. Kahramanmaraş yerel gündeminde de adaletin tecellisi açısından yakından izlenen bu dava, kadına yönelik şiddetle mücadelede emsal teşkil edecek hukuki bir karara sahne oldu. 12 yıllık evlilikleri boyunca şiddet ve baskı gördüğü iddia edilen Sadife Yüzer'in, karnındaki bebeğin kendisinden olmadığı iftirasıyla öldürülmesi, yargı sürecinin en temel tartışma noktasını oluşturdu.

Olayın üzerinden geçen yaklaşık dört yıllık süreçte, yerel mahkemeler ve üst mahkemeler arasında adeta bir hukuk savaşı yaşandı. Çiftçilikle uğraşan Ali Rıza Yüzer'in, 16 Aralık 2020 tarihinde üç çocuğunun annesi olan eşini tüfekle 5 el ateş ederek öldürmesi, toplumun vicdanında derin yaralar açmıştı. Sanığın, cinayeti işledikten sonra sağlık ekiplerini araması bir 'iyi hal' göstergesi olarak sunulmaya çalışılsa da, yapılan DNA testleri sanığın tüm iddialarını yerle bir etti. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, ölen bebeğin babasının bizzat sanık Ali Rıza Yüzer olduğu kesinleşti. Bu gelişme, davanın 'haksız tahrik' indirimi üzerinden yürütülmesine yönelik çabaları boşa çıkardı.

Sadife Yüzer Cinayetinde Kan Donduran Ayrıntılar

Cinayetin işlendiği gün yaşananlar, dosyadaki deliller ve tanık beyanlarıyla gün yüzüne çıktı. Ali Rıza Yüzer'in, eşinin hamileliğini bahane ederek başlattığı tartışma, kısa sürede şiddete dönüştü. Sanık, hiçbir somut delili olmaksızın eşini sadakatsizlikle suçlayarak av tüfeğine sarıldı. Talihsiz kadının vücuduna isabet eden 5 kurşun, hem onun hem de henüz doğmamış bebeğinin hayatını sonlandırdı. Olay yerinde yapılan incelemelerde, Sadife Yüzer'in savunmasız bir şekilde saldırıya uğradığı tespit edildi. Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındıktan sonra tutuklanan sanığın, yargılama boyunca 'aldatıldım' iddiasına sığınması, mahkeme heyetleri arasında görüş ayrılıklarına neden oldu.

Hukuk Labirentinde Haksız Tahrik Tartışması

Konya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmalarda, sanığa 'Gebe olduğunu bildiği eşine karşı kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ancak mahkeme, sanığın 'haksız tahrik' altında bu suçu işlediğine hükmederek cezayı müebbet hapse indirdi. Bu karar, kamuoyunda ve maktulün ailesinde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Davanın istinaf aşamasında ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1'inci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını dahi fazla bularak cezayı 23 yıla kadar düşürdü. İstinaf mahkemesinin bu tutumu, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin yanlış yorumlandığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından mercek altına alındı.

Yargıtay’ın Emsal Teşkil Eden Bozma Kararı

Dosyayı inceleyen Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, hukuk tarihine geçecek bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, cinayetin 'haksız tahrik' hükümleri uygulanmadan işlendiğine kanaat getirdi. Kararda, maktulün sadakatsizliğine dair hiçbir somut delil bulunmadığı, aksine sanığın evlilik süresince eşine karşı sistematik bir baskı ve şiddet uyguladığı vurgulandı. Yargıtay'ın bu bozma kararına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi'nin kendi kararında direnmesi üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na taşındı. Genel Kurul, son noktayı koyarak haksız tahrik indiriminin hukuka aykırı olduğunu tescilledi. Bu karar, Kahramanmaraş gibi yerel bölgelerde benzer davalar için bir umut ışığı oldu.

Toplumsal Yansımalar ve Adalet Beklentisi

Kahramanmaraş halkının da hassasiyetle takip ettiği bu davanın sonuçları, kadın cinayetlerinde cezasızlık algısının kırılması açısından kritik bir önem taşıyor. Sadife Yüzer'in geride bıraktığı üç yetim çocuk ve parçalanmış bir aile, adaletin tam anlamıyla tecelli etmesini bekliyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma ilamı sonrası dosya yeniden istinaf mahkemesine gönderildi. Şimdi gözler, mahkemenin bu emsal karara uyarak sanığa hak ettiği en ağır cezayı verip vermeyeceğine çevrilmiş durumda. Hukukçular, bu kararın 'haksız tahrik' indiriminin keyfi şekilde uygulanmasının önüne geçeceğini belirtiyor.

Bundan Sonraki Süreçte Ne Olacak?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bağlayıcı kararı sonrası, istinaf mahkemesinin artık haksız tahrik indirimi uygulama yetkisi kalmadı. Önümüzdeki günlerde yeniden görülecek duruşmada, sanık Ali Rıza Yüzer'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması bekleniyor. Davanın avukatları, bu sürecin sadece Sadife Yüzer için değil, şiddet gören tüm kadınlar için bir zafer olduğunu ifade ediyor. Kahramanmaraş'taki yerel dernekler ve sivil toplum kuruluşları da davanın takipçisi olacaklarını belirterek, adaletin hiçbir indirim uygulanmadan yerini bulması gerektiğini vurguluyor. Bu karar, Türkiye'nin hukuk sisteminde kadını koruyan mekanizmaların güçlenmesine katkı sağlayacak bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Benzer Haberler

Gündem
Haber Akışı Ayrı sayfada aç ›

Kahramanmaraş Gündemi: Eski Milletvekili Açıkalın Defnedildi

Kahramanmaraş yerel gündeminde yer alan eski milletvekili Mehmet Mustafa Açıkalın, İstanbul'da düzenlenen devlet töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Giriş: 28.04.2026 18:05
Gündem
Kahramanmaraş Gündemi: Eski Milletvekili Açıkalın Defnedildi

Türk siyasetinin önemli isimlerinden biri olan, TBMM 22. ve 23. dönem AK Parti İstanbul ve Sivas Milletvekili Mehmet Mustafa Açıkalın, 75 yaşında hayata gözlerini yumdu. Kahramanmaraş yerel kamuoyunda da derin bir üzüntüyle karşılanan bu vefat haberi, merhumun uzun yıllar boyunca yürüttüğü siyasi ve sosyal faaliyetlerin geniş bir coğrafyada karşılık bulduğunu bir kez daha gösterdi. İlim Yayma Vakfı'nın kurucuları arasında yer alan ve vakıf kültürünün gelişmesine büyük katkılar sunan Açıkalın için bugün İstanbul'da kapsamlı bir cenaze töreni düzenlendi. Merhumun cenazesi, öğle namazını müteakip Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından dualarla uğurlandı.

Cenaze töreni, siyaset dünyasının en üst düzey isimlerini bir araya getirdi. Kahramanmaraş ve çevre illerdeki siyasi temsilcilerin de yakından takip ettiği törende, devletin zirvesinden pek çok isim hazır bulundu. Merhum Mehmet Mustafa Açıkalın’ın ailesi ve yakınları, cami avlusunda kurulan taziye alanında uzun süre başsağlığı dileklerini kabul etti. Toplumun her kesiminden katılımın olduğu törende, Açıkalın'ın sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda bir eğitim gönüllüsü ve vakıf insanı olduğu vurgulandı. Cenaze namazı öncesinde ve sonrasında cami çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, vatandaşlar da merhuma son görevlerini yerine getirmek için saf tuttu.

Siyaset Dünyasını Bir Araya Getiren Tören

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'ndeki törene katılan isimler, Açıkalın'ın Türk siyasetindeki birleştirici gücünü simgeler nitelikteydi. Törene, 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım gibi isimler katılarak aileye taziyelerini iletti. Ayrıca İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile eski bakanlardan İsmet Yılmaz, Veysel Eroğlu ve Nurettin Nebati de törende yer alan isimler arasındaydı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise yoğun programı nedeniyle törene katılamazken, gönderdiği çelenk ile taziyelerini sundu.

İlim Yayma Vakfı ve Sosyal Miras

Mehmet Mustafa Açıkalın denilince akla gelen en önemli kurumlardan biri olan İlim Yayma Vakfı, onun vizyonunu yansıtan en büyük miraslarından biri olarak kabul ediliyor. Vakfın kuruluş aşamasından itibaren aktif rol alan Açıkalın, Türkiye'deki eğitim faaliyetlerine ve gençlerin yetişmesine büyük önem veriyordu. Siyasi kariyeri boyunca İstanbul ve Sivas milletvekili olarak görev yapsa da, Kahramanmaraş gibi Anadolu'nun pek çok şehrindeki vakıf şubeleri ve gönüllüleri ile sürekli iletişim halindeydi. Bu durum, vefat haberinin Kahramanmaraş yerel medyasında ve sosyal mecralarında neden bu kadar geniş yer bulduğunu da açıklıyor. Onun attığı temeller üzerinde yükselen pek çok hayır işi, bugün hala binlerce öğrenciye burs ve barınma imkanı sağlamaya devam ediyor.

Siyasi Kariyeri ve TBMM Çalışmaları

Mehmet Mustafa Açıkalın, AK Parti'nin kuruluş yıllarından itibaren partinin mutfağında ve meclis sıralarında aktif bir rol üstlendi. 22. ve 23. dönemlerde milletvekili olarak görev yaparken, hem İstanbul'un hem de Sivas'ın yerel sorunlarına çözüm üreten yasama faaliyetlerinde bulundu. Meclis çatısı altında yürüttüğü komisyon çalışmaları ve sunduğu önergelerle Türk demokrasisine katkı sağlayan Açıkalın, dürüst ve ilkeli siyasetçi kimliğiyle tanınıyordu. Siyasetin sadece bir yönetim aracı değil, halka hizmet etme sanatı olduğuna inanan Açıkalın, görev süresi boyunca Anadolu'nun her köşesinden gelen taleplere kulak vermesiyle biliniyordu. Kahramanmaraş'tan giden heyetlerin ve vatandaşların da Ankara'daki kapılarından biri olan merhum milletvekili, yardımseverliği ile iz bırakmıştı.

Kahramanmaraş Kamuoyunda Derin Üzüntü

Haberin Kahramanmaraş yerel basınında manşetlere taşınması, kentin siyasi figürleri ve sivil toplum kuruluşları arasında büyük bir üzüntü yarattı. Kahramanmaraşlı pek çok siyasetçi ve iş insanı, sosyal medya hesapları üzerinden yayınladıkları taziye mesajlarında Açıkalın'ın mütevazı kişiliğine ve devlet adamlığına vurgu yaptı. Kentteki vakıf temsilcileri, merhumun Kahramanmaraş'taki eğitim projelerine verdiği dolaylı destekleri hatırlatarak, onun bir "gönül insanı" olduğunu belirttiler. Özellikle İlim Yayma Cemiyeti'nin Kahramanmaraş şubesi üyeleri, Açıkalın'ın vefatını büyük bir kayıp olarak nitelendirerek, onun bıraktığı bayrağı daha ileriye taşıma kararlılığında olduklarını ifade ettiler.

Son Yolculuk ve Ebedi İstirahatgah

Prof. Dr. Cevat Akşit tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından, Mehmet Mustafa Açıkalın'ın Türk bayrağına sarılı naaşı, tören mangası tarafından omuzlara alınarak cenaze aracına taşındı. Cami avlusundan tekbirler eşliğinde uğurlanan cenaze konvoyu, Ümraniye'ye doğru yola çıktı. Merhumun naaşı, Ümraniye'de bulunan Ihlamurkuyu Mezarlığı'nda, sevenlerinin gözyaşları ve duaları arasında toprağa verildi. Defin işleminin ardından aile üyeleri mezarlık çıkışında da taziyeleri kabul etmeye devam etti. Açıkalın'ın vefatı sadece bir siyasetçinin vedası değil, aynı zamanda bir dönemin tecrübeli ve bilge bir isminin aramızdan ayrılışı olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde olduğu gibi Kahramanmaraş'ta da hayırla yad edilecek olan Açıkalın, ardında sayısız eser ve yetiştirdiği binlerce talebe bıraktı.

Sıradaki haber yükleniyor...
Bu kategoride akışın sonuna geldiniz.
160×600
160×600