Kahramanmaraş'ta Yankı Bulan Hamile Eş Cinayeti Davasında Karar
Kahramanmaraş'ta infial yaratan hamile eş cinayeti davasında Yargıtay, sanığa verilen haksız tahrik indirimini reddederek emsal bir bozma kararına imza attı.
Kahramanmaraş kamuoyunda ve Türkiye genelinde derin bir üzüntüyle takip edilen, hamile eşini vahşice katleden sanıkla ilgili hukuk mücadelesinde yeni bir döneme girildi. Konya'nın Çumra ilçesi Dineksaray Mahallesi'nde 2020 yılında meydana gelen ve tüm ülkeyi yasa boğan olayda, 6 aylık hamile eşi Sadife Yüzer'i canice öldüren Ali Rıza Yüzer'e verilen indirimli ceza, Yargıtay engeline takıldı. Kahramanmaraş yerel gündeminde de adaletin tecellisi açısından yakından izlenen bu dava, kadına yönelik şiddetle mücadelede emsal teşkil edecek hukuki bir karara sahne oldu. 12 yıllık evlilikleri boyunca şiddet ve baskı gördüğü iddia edilen Sadife Yüzer'in, karnındaki bebeğin kendisinden olmadığı iftirasıyla öldürülmesi, yargı sürecinin en temel tartışma noktasını oluşturdu.
Olayın üzerinden geçen yaklaşık dört yıllık süreçte, yerel mahkemeler ve üst mahkemeler arasında adeta bir hukuk savaşı yaşandı. Çiftçilikle uğraşan Ali Rıza Yüzer'in, 16 Aralık 2020 tarihinde üç çocuğunun annesi olan eşini tüfekle 5 el ateş ederek öldürmesi, toplumun vicdanında derin yaralar açmıştı. Sanığın, cinayeti işledikten sonra sağlık ekiplerini araması bir 'iyi hal' göstergesi olarak sunulmaya çalışılsa da, yapılan DNA testleri sanığın tüm iddialarını yerle bir etti. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, ölen bebeğin babasının bizzat sanık Ali Rıza Yüzer olduğu kesinleşti. Bu gelişme, davanın 'haksız tahrik' indirimi üzerinden yürütülmesine yönelik çabaları boşa çıkardı.
Sadife Yüzer Cinayetinde Kan Donduran Ayrıntılar
Cinayetin işlendiği gün yaşananlar, dosyadaki deliller ve tanık beyanlarıyla gün yüzüne çıktı. Ali Rıza Yüzer'in, eşinin hamileliğini bahane ederek başlattığı tartışma, kısa sürede şiddete dönüştü. Sanık, hiçbir somut delili olmaksızın eşini sadakatsizlikle suçlayarak av tüfeğine sarıldı. Talihsiz kadının vücuduna isabet eden 5 kurşun, hem onun hem de henüz doğmamış bebeğinin hayatını sonlandırdı. Olay yerinde yapılan incelemelerde, Sadife Yüzer'in savunmasız bir şekilde saldırıya uğradığı tespit edildi. Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındıktan sonra tutuklanan sanığın, yargılama boyunca 'aldatıldım' iddiasına sığınması, mahkeme heyetleri arasında görüş ayrılıklarına neden oldu.
Hukuk Labirentinde Haksız Tahrik Tartışması
Konya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmalarda, sanığa 'Gebe olduğunu bildiği eşine karşı kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ancak mahkeme, sanığın 'haksız tahrik' altında bu suçu işlediğine hükmederek cezayı müebbet hapse indirdi. Bu karar, kamuoyunda ve maktulün ailesinde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Davanın istinaf aşamasında ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1'inci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını dahi fazla bularak cezayı 23 yıla kadar düşürdü. İstinaf mahkemesinin bu tutumu, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin yanlış yorumlandığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından mercek altına alındı.
Yargıtay’ın Emsal Teşkil Eden Bozma Kararı
Dosyayı inceleyen Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, hukuk tarihine geçecek bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, cinayetin 'haksız tahrik' hükümleri uygulanmadan işlendiğine kanaat getirdi. Kararda, maktulün sadakatsizliğine dair hiçbir somut delil bulunmadığı, aksine sanığın evlilik süresince eşine karşı sistematik bir baskı ve şiddet uyguladığı vurgulandı. Yargıtay'ın bu bozma kararına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi'nin kendi kararında direnmesi üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na taşındı. Genel Kurul, son noktayı koyarak haksız tahrik indiriminin hukuka aykırı olduğunu tescilledi. Bu karar, Kahramanmaraş gibi yerel bölgelerde benzer davalar için bir umut ışığı oldu.
Toplumsal Yansımalar ve Adalet Beklentisi
Kahramanmaraş halkının da hassasiyetle takip ettiği bu davanın sonuçları, kadın cinayetlerinde cezasızlık algısının kırılması açısından kritik bir önem taşıyor. Sadife Yüzer'in geride bıraktığı üç yetim çocuk ve parçalanmış bir aile, adaletin tam anlamıyla tecelli etmesini bekliyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma ilamı sonrası dosya yeniden istinaf mahkemesine gönderildi. Şimdi gözler, mahkemenin bu emsal karara uyarak sanığa hak ettiği en ağır cezayı verip vermeyeceğine çevrilmiş durumda. Hukukçular, bu kararın 'haksız tahrik' indiriminin keyfi şekilde uygulanmasının önüne geçeceğini belirtiyor.
Bundan Sonraki Süreçte Ne Olacak?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bağlayıcı kararı sonrası, istinaf mahkemesinin artık haksız tahrik indirimi uygulama yetkisi kalmadı. Önümüzdeki günlerde yeniden görülecek duruşmada, sanık Ali Rıza Yüzer'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması bekleniyor. Davanın avukatları, bu sürecin sadece Sadife Yüzer için değil, şiddet gören tüm kadınlar için bir zafer olduğunu ifade ediyor. Kahramanmaraş'taki yerel dernekler ve sivil toplum kuruluşları da davanın takipçisi olacaklarını belirterek, adaletin hiçbir indirim uygulanmadan yerini bulması gerektiğini vurguluyor. Bu karar, Türkiye'nin hukuk sisteminde kadını koruyan mekanizmaların güçlenmesine katkı sağlayacak bir dönüm noktası olarak görülüyor.