Bizi Takip Edin
DOLAR: 46.1688
EURO: 53.4381
STERLIN: 62.0156
160×600
160×600
Ana Sayfa Yaşam Adana'da Tek Kadın Dolmuş Şoförü Döne Dokuzoğlu Erkek Egeme…

Adana'da Tek Kadın Dolmuş Şoförü Döne Dokuzoğlu Erkek Egemen Meslekte

Mersin'den Adana'ya yerleşen Döne Dokuzoğlu, 30 yıllık tekstil işçiliğini bırakıp dolmuş şoförü oldu. Adana'da tek kadın şoför olarak öne çıkan Dokuzoğlu...

Giriş: 15.06.2026 12:22 | Güncelleme: 15.06.2026 12:22
Yaşam
Mersin'den Adana'ya yerleşen Döne Dokuzoğlu, 30 yıllık tekstil işçiliğini bırakıp dolmuş şoförü oldu. Adana'da tek kadı…
728×90

Mersin'in Anamur ilçesinde başladığı hayatını evlilikle Adana'ya taşıyan Döne Dokuzoğlu, 30 yıl süren tekstil işçiliği kariyerine nokta koyarak çocukluk hayali olan şoförlük mesleğine adım attı. Geçtiğimiz yıl Barkal Dolmuş Kooperatifi'nde direksiyon başına geçen Dokuzoğlu, Adana'da onlarca erkek şoför arasında görev yapan tek kadın dolmuş şoförü olarak dikkat çekiyor. Yolcularından aldığı olumlu tepkilerle mesleğini büyük bir sevgi ve adanmışlıkla sürdüren Dokuzoğlu, kadınların her alanda başarılı olabileceğinin canlı bir örneğini teşkil ediyor. Bu cesur karar, sadece kendi yaşamında değil, toplumda da kadınların geleneksel rollerin ötesine geçebileceğine dair önemli bir mesaj veriyor.

Döne Dokuzoğlu'nun bu kararı, sadece bir meslek değişikliğinden öte, toplumsal cinsiyet rolleri ve kadınların iş hayatındaki yeri üzerine önemli bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Uzun yıllar iç giyim sektöründe çalıştıktan sonra tamamen farklı bir alana yönelmesi, onun azmini ve kararlılığını gözler önüne seriyor. Özellikle Adana gibi büyük bir şehirde, dolmuş şoförlüğünün genellikle erkeklerle özdeşleştiği bir ortamda, tek kadın şoför olarak varlık göstermesi, hem kendi hayat hikayesini hem de kadın istihdamını farklı bir boyuta taşıyor. Dokuzoğlu'nun hikayesi, kadınların kendi potansiyellerini keşfetmeleri ve toplumsal önyargılara meydan okumaları için ilham verici bir nitelik taşıyor.

Çocukluktan Gelen Azim: 'Erkek Gibi Büyüdük'

Döne Dokuzoğlu, küçüklüğünden itibaren 'erkek gibi' yetiştirildiğini belirterek, hayata karşı duruşunu ve mesleki tercihlerini şekillendiren aile geçmişine ışık tutuyor. Babasının erkek çocuk özlemiyle, altı kız kardeşini de erkek evlat gibi büyüttüğünü anlatan Dokuzoğlu, bu durumun kendilerine büyük bir sorumluluk ve özgüven aşıladığını ifade ediyor. Tarlalarda ve babasının demirci dükkanında çalışarak geçen çocukluğu, onun hayata karşı dirençli ve kendi ayakları üzerinde duran bir birey olmasını sağlamış. Babasının 'Kimseyi koltuk değneği olarak almayın, kimseden beklenti içinde olmayın. Kendi gücünüzle, kendi çabanızla bir yerlere gelin' nasihatı, Döne Dokuzoğlu'nun yaşam felsefesinin temelini oluşturuyor ve onu tekstil işçiliğinden dolmuş şoförlüğüne uzanan bu zorlu yolda motive eden en önemli etkenlerden biri haline geliyor.

Babasına erkek evladı aratmamak adına her zaman erkek gücüyle çalıştığını vurgulayan Dokuzoğlu, bu azmiyle hem ailesinin beklentilerini karşılamış hem de kendi kişisel hedeflerine ulaşma yolunda önemli adımlar atmıştır. Mersin'in Anamur ilçesinde başlayan bu çalışma hayatı, evlilikle birlikte Adana'ya taşınmış ve burada 30 yıl boyunca iç giyim sektöründe devam etmiştir. Ancak, araç kullanmaya olan tutkusu ve içindeki özgür ruh, onu masa başı bir işten alıp direksiyon başına geçmeye yönlendirmiştir. Bu kararı alırken karşılaştığı tüm zorluklara rağmen, kadınların her alanda başarılı olabileceğine dair inancı, onu bu yolda kararlı kılmıştır.

Toplumsal Bariyerleri Aşma Mücadelesi

Döne Dokuzoğlu, dolmuş şoförlüğü mesleğine adım atarken sadece kendi içsel mücadelesini değil, aynı zamanda toplumsal önyargılarla da yüzleşmek zorunda kaldığını dile getiriyor. Tekstil işinde çalışırken farklı bir şeyler yapmak istediğini söylediğinde, yakın çevresinden ve hatta iş arkadaşlarından büyük tepkiler aldığını belirtiyor. 'Olamazsın, gidemezsin. Gidersen seninle konuşmayız' gibi ifadelerle karşılaştığını aktaran Dokuzoğlu, bu olumsuz eleştirilere rağmen kadınların da dolmuş veya taksi şoförlüğü gibi erkek egemen görünen mesleklerde başarılı olabileceğini gösterme azmiyle hareket ettiğini vurguluyor. Onun bu duruşu, kadınların mesleki tercihlerinde karşılaştıkları kalıplaşmış düşüncelere karşı güçlü bir meydan okuma niteliği taşıyor.

Kooperatife ilk geldiği zamanlarda, 'Senin saçın uzun, aklın kısa. Senin burada ne işin var?' gibi cinsiyetçi söylemlerle karşılaştığını anlatan Dokuzoğlu, bu tür yaklaşımların kendisini yıldırmak yerine daha da kamçıladığını belirtiyor. Yaklaşık 100 erkek şoför arasında tek kadın olarak çalışmanın zorluklarını deneyimlemiş olsa da, 'Yapamazsın, bu iş sana göre değil' diyenlere inat, mesleğine dört elle sarılmış. Hatta kendisini göndermek isteyenlere karşı, 'Madem gitmemi istiyorsunuz, ben daha çok kalacağım' diyerek kararlılığını ortaya koymuş. Bu inatçı ve azimli tavır, onun sadece kendi hayatında değil, genel olarak kadınların iş yaşamındaki yerini güçlendirme adına da önemli bir duruş sergilediğini gösteriyor.

Yolcuların Tepkisi ve Mesleki Tatmin

Döne Dokuzoğlu'nun Adana sokaklarında dolmuş direksiyonunda olması, yolcular arasında da büyük bir şaşkınlık ve genellikle olumlu bir etki yaratıyor. Birçok yolcunun ilk başta şaşırdığını, ancak kısa sürede bu duruma alıştıklarını ve hatta kendisini tebrik ettiklerini belirtiyor. Özellikle kadın yolcuların, bir kadın şoförle seyahat etmekten duydukları memnuniyeti dile getirmesi, Dokuzoğlu için ayrı bir motivasyon kaynağı oluyor. Güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sunarak yolcularının takdirini kazanan Dokuzoğlu, bu sayede mesleki tatmini en üst düzeyde yaşadığını ifade ediyor. İnsanlarla iletişim kurmayı ve onlara hizmet etmeyi sevmesi, onun bu meslekteki başarısının temelini oluşturuyor.

Yolcularla kurduğu sıcak diyaloglar, Dokuzoğlu'nun mesleğini daha da anlamlı kılıyor. Özellikle uzun yıllar tekstil sektöründe çalıştıktan sonra insanlarla doğrudan temas halinde olduğu bu yeni işi, ona farklı bir enerji veriyor. Erkek egemen bir meslekte gösterdiği başarı, hem kendi özgüvenini pekiştiriyor hem de çevresindeki kadınlara ilham veriyor. Dokuzoğlu, mesleğini sadece bir geçim kaynağı olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir görev olarak da görüyor. Kadınların da erkeklerin yapabileceği her işi başarıyla yapabileceğini göstermek, onun en büyük hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu durum, Adana'da toplu taşıma sektöründe yeni bir dönemin habercisi niteliğinde.

Adana'da Kadın İstihdamına Yeni Bir Soluk

Döne Dokuzoğlu'nun Adana'da dolmuş şoförü olarak görev yapması, şehrin kadın istihdamı haritasında önemli bir örnek teşkil ediyor. Geleneksel olarak erkeklerin hakim olduğu bu tür mesleklere kadınların da cesaretle adım atması, diğer kadınlar için bir ilham kaynağı oluşturuyor. Dokuzoğlu'nun hikayesi, mesleki ayrımcılığın ve önyargıların aşılabileceğini gösterirken, kadınların farklı sektörlerde de başarılı olabileceğinin altını çiziyor. Adana'daki yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları için de kadınların mesleki çeşitliliğini destekleme ve bu tür öncü adımları teşvik etme konusunda önemli bir referans noktası sunuyor. Kadınların ekonomik hayata daha aktif katılımı, şehrin genel sosyal ve ekonomik gelişimine de olumlu katkılar sağlayacaktır.

Dokuzoğlu'nun bu başarısı, sadece Adana ile sınırlı kalmayıp, Türkiye genelinde de kadınların iş gücüne katılımı ve mesleki tercihlerinin çeşitlendirilmesi konularında farkındalık yaratma potansiyeli taşıyor. Kadınların kendi yeteneklerini ve ilgi alanlarını takip ederek kariyer yollarını şekillendirebileceği fikri, toplumun her kesiminde daha fazla destek bulmalıdır. Bu tür örnekler, işverenlerin de kadın çalışanlara karşı önyargılarını kırmalarına ve onlara eşit fırsatlar sunmalarına yardımcı olabilir. Döne Dokuzoğlu'nun hikayesi, kadınların hayatın her alanında güçlü ve bağımsız olabileceğinin somut bir göstergesi olarak Adana'nın sokaklarında yankılanmaya devam ediyor.

Benzer Haberler

Yaşam
Haber Akışı Ayrı sayfada aç ›

Kahramanmaraş Sakçagözü Şelalesi 3 Yıl Sonra Coşkuyla Akıyor

Kahramanmaraş'ın Sakçagözü Şelalesi, kuraklık sonrası 3 yıl aranın ardından yeniden coşkuyla akmaya başladı. Doğa tutkunları ve yerli turistler bölgeye yoğun...

Giriş: 14.06.2026 11:02
Yaşam
Kahramanmaraş Sakçagözü Şelalesi 3 Yıl Sonra Coşkuyla Akıyor

Kahramanmaraş'ın doğal güzellikleriyle öne çıkan Sakçagözü Mahallesi'nde bulunan Sakçagözü Şelalesi, üç yıl süren kuraklık ve su kaybının ardından yeniden hayat buldu. Bölge halkının ve doğa tutkunlarının uzun süredir özlemle beklediği bu gelişme, son dönemdeki yoğun yağışlar ve yüksek kesimlerde eriyen kar sularının etkisiyle gerçekleşti. İlçe merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta konumlanan ve dağın zirvesinden beslenen şelale, çağlayan görüntüsüyle ziyaretçilerini yeniden ağırlamaya hazırlanıyor. Bu doğal mucizenin geri dönüşü, bölgenin ekolojik dengesi ve turistik potansiyeli açısından büyük önem taşıyor.

Yaz mevsiminde piknik yapmak isteyenlerin ve doğa sporları meraklılarının vazgeçilmez duraklarından biri olan Sakçagözü Şelalesi, kuraklık nedeniyle tamamen kurumuş ve eski görkemli günlerinden uzaklaşmıştı. Ancak tabiatın döngüsü, yeterli yağışın düşmesi ve kış aylarında biriken kar kütlelerinin erimesiyle şelaleye yeniden can verdi. Tekrar gürül gürül akmaya başlayan sular, bölgenin faunası ve florası için de umut kaynağı olurken, artan hava sıcaklıklarıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. Ziyaretçilerin şelalenin serin sularına girerek keyifli anlar yaşadığı gözlendi.

Sakçagözü Şelalesi'nin Eşsiz Doğal Yapısı ve Tarihi

Sakçagözü Şelalesi, sadece suyun akışıyla değil, aynı zamanda çevresindeki benzersiz doğal yapısıyla da dikkat çekiyor. Dağın zirvesindeki kaynak sularıyla beslenen şelale, dört farklı mağara üzerinden süzülerek Sakçagözü Ovası'nda geniş bir alana yayılıyor. Bu özelliğiyle hem jeolojik hem de ekolojik açıdan büyük bir değer taşıyan şelale, bölgenin mikrokliması üzerinde de etkili oluyor. Yıllar boyunca yerel halkın yaşamında önemli bir yer tutan şelale, aynı zamanda bölgedeki tarım faaliyetleri için de dolaylı yoldan su kaynaklarına katkı sağlıyor. Kuraklık döneminde yaşanan su sıkıntısı, şelalenin bölge için ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştu.

Kuraklığın Pençesinden Kurtuluş: 3 Yıllık Bekleyişin Sonu

Son üç yıldır yaşanan kuraklık, Türkiye'nin birçok bölgesinde olduğu gibi Kahramanmaraş'ta da su kaynaklarını olumsuz etkilemişti. Sakçagözü Şelalesi de bu durumdan nasibini alarak tamamen kurumuş, bölgeye gelen ziyaretçiler hüzünlü bir manzarayla karşılaşmıştı. Ancak 2023-2024 kış dönemindeki ortalamaların üzerindeki yağışlar ve özellikle yüksek rakımlarda biriken yoğun kar kütleleri, şelalenin yeniden akması için gerekli zemini hazırladı. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte eriyen kar suları, şelalenin yataklarını doldurarak ona eski coşkusunu geri kazandırdı. Bu durum, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele eden bölge halkı için moral ve umut kaynağı oldu.

Doğa Turizmine Yeniden Can Suyu: Bölge Ekonomisine Katkısı

Sakçagözü Şelalesi'nin yeniden akmaya başlaması, bölge turizmi ve ekonomisi için de önemli bir canlanma anlamına geliyor. Doğa tutkunlarının ve fotoğrafçıların gözde mekanlarından biri olan şelale, özellikle hafta sonları ve tatil günlerinde yoğun ziyaretçi akınına uğruyor. Şelale çevresindeki piknik alanları, yürüyüş parkurları ve dinlenme noktaları, ziyaretçilere huzurlu bir ortam sunuyor. Bu durum, bölgedeki küçük işletmeler, restoranlar ve yöresel ürün satan esnaf için de ekonomik bir hareketlilik yaratıyor. Şelalenin yeniden popüler hale gelmesiyle birlikte, Kahramanmaraş'ın turizm potansiyelinin daha da artması bekleniyor.

Ziyaretçilerden Yoğun İlgi ve Gelecek Beklentileri

Şelalenin yeniden akmaya başlamasıyla birlikte, bölgeye gelen ziyaretçilerin sayısı hızla artmaya başladı. Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte serinlemek isteyenler şelalenin eteklerindeki sulara girerek keyifli anlar yaşıyor. Çevre illerden ve yurt dışından gelen turistler de bu doğal güzelliği görmek için Sakçagözü'ne akın ediyor. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, şelale çevresindeki altyapı ve çevre düzenlemeleri konusunda çalışmalara hız vererek ziyaretçilere daha iyi hizmet sunmayı hedefliyor. Şelalenin korunması ve sürdürülebilir turizm ilkeleri çerçevesinde gelecek nesillere aktarılması için de çeşitli projelerin hayata geçirilmesi planlanıyor.

Ekolojik Denge ve Su Yönetimi Üzerine Düşünceler

Sakçagözü Şelalesi'nin 3 yıl sonra yeniden akmaya başlaması, sadece estetik bir güzellikten öte, bölgenin ekolojik dengesi ve su yönetimi açısından da önemli dersler sunuyor. Kuraklık döneminde yaşanan zorluklar, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve iklim değişikliğiyle mücadele stratejilerinin ne denli kritik olduğunu gözler önüne serdi. Uzmanlar, şelalenin yeniden akışının sürdürülebilirliği için yağış rejimlerinin yakından takip edilmesi ve su havzası yönetiminin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu doğal mirasın korunması ve gelecek yıllarda da coşkuyla akmaya devam etmesi için hem yerel halkın hem de yetkililerin ortak çabası büyük önem taşıyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
Bu kategoride akışın sonuna geldiniz.
160×600
160×600